Nitelikli
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
KADER BAĞI 11.BÖLÜM
Saatlerdir saldırmak için doğru anı bekliyordu “ Salih ne durumdayız ? “ diye sordu Yunus
Salih keskin işancı tüfeğinin dürbününden etrafı kontrol etti “Önde ve arkada ikişer tane nöbetçi var komutanım “
“ Cihan , Aral siz arka taraftan gidin Salih sende nöbetçileri etkisiz hale getirmek için hazır ol bende arkadan gireceğim anlaşıldı mı ? “
Aynı anda hepsi “ Anlaşıldı komutanım ! “ dedi
Yavaşça olduğu yerden çıktı Yunus “Şimdi “ dediği andan öndeki bir nöbetçiyi tam anlından vurdu Salih . Diğer adam daha ne olduğunu anlamadan Yunus kollarını kafasına doladı ve br çırpıda boynunu kırdı . “ Cihan ne durumdasınız ? “diye sordu sığınağın içine girerken
“ Temiz komutanım “
“ Kimse olduğu yerden kıpırdamasın Türk askerleri geldi “ diye uyardı Yunus
Silahlar anında Yunus’a doğrultuldu ve saniyeler içinde ateş edildi zorla bir duvarın arkasına saklandı . “ Bir kerede hemen teslim olsalar zaten dişim kıracağım “ deyip saklandığı duvardan kafasını çıkardı ve ik el ateş etti iki leş çıkmıştı bile “ Neredesiniz oğlum ! “ diye bağırdı Yunus
“ Komutanım önümüzü kestiler “
Hay böyle işi
“ Salih hallet şunları “
“ Emredersiniz komutanım “ deyip Cihan ve Aral’ın önünde duran gruba çevirdi silahını hedef aldı ve adamların birinin tam anlından vurdu .
“ Yetiştik komutanım “ derken arkadaki adamların ikisini aynı anda indirdiler
“ YOLUN SONU AZAD TESLİM OL ARTIK “ diye haykırdı düşmanına doğru Yunus
“ DAHA ÇOK BEKLERSİN KOMUTAN BURADAN YA ÖLÜM ÇIKAR YA DİRİM SİZE ASLA TESLİM OLMAM “
“ İLLA ZORLA OLSUN DİYORSUN “ nasıl istiyorsa öyle olacaktı zorlaysa zorla . Sırtını yasladığı duvardan kafasını çıkardı ve Azad’ın yanındaki adamı indirdi onun canlı kalması gerekiyordu . “ Cihan arka taraftan dolanıp kapana sıkıştıralım şunu , bu iş çk uzadı “
“ Emredersiniz komutanım “
Saklandığı duvardan çıkıp karşı tarafa geçti Yunus o an bir kurşun kolunu sıyırdı acıyla dişlerini sıktı , başlardı böye işe , sırtını tekrardan duvara yasladı derin bir nefes alıp verdi ve kafasını çıkarıp iki adamı daha vurdu artık kimse kalmamıştı . Saklandığı duvarın arkasından çıktı Yunus ve Azad’a doğru “ Bitti artık “ dedi keyifle
Azad silahını Yunus'a doğrulttu “Yaklaşma yoksa ateş ederim” dedi tetiği çekerek
“ Yerinde olsam bu kadar emin olmazdım “ demesiyle Azad ensesinde soğuk bir namlu hissetti Aral tam arkasındaydı
“ Silahını indir ve yere at “ dedi ruhsuz bir şekilde Aral
“ KAHRETSİN “ diyerek silahın indirip yere attı Azad
Aral kemerinden kelepçeyi çıkarıp ters bir şekilde Azad’ın bileklerine taktı .
“ Salih ve Cihan siviller ne durumda onları buldunuz mu ?”
“ Sivilleri bulduk komutanım onlar güvende “
“ Anlaşıldı “ deyip telsizi eline aldı ve gururle “ Şafak operasyonu başarılı bir şekilde tamamlandı komutanım “ dedi
Bu vatan onlara emantti ve kimseye vermeye niyetleri yoktu
****
2 YIL ÖNCE
30 HAZİRAN
ESRA’DAN
Bakışlarımı Vefa’nın yarım saat önce bana verdiği çiçeklere doğru çevirdm . “ Geç kalma bana güzel yüzlüm “ demişti çiçekleri verirken ama içimdeki korkuyu bilmiyordu . Ona yüz vermiyordum onu hep kendimden uzaklaştırıyordum , uzaklaştırmak için elimden geleni yapıyordum ama o asla vazgeçmiyordu . Göreve gitmediği her dakika yanıma geliyordu . Benim ailem , vatanım , memleketim sensin diyordu bana ama onu kaybetmekten deli gibi korkuyordum ve bu korkum yüzünden biz hiç şans tanıyamıyordum .
Zamanı gelmiş miydi artık .
Yen artık şu korkunu Esra dedi iç sesi
YEN ARTIK
Yenecektim oturduğum yerden kalkıp koşar adımlarla askeriyeye doğru ilerlemeye başladım. Geliyorum Vefa geliyorum . Nefes nefes kalmış bir şekilde askeriyeye vardım . Tam içeri girmek üzereydi “ VEFA “ diye bağırdım içim içime sığmayan bir sesle arkasını dönmeye fırsat bulamadan kulaklarıma sağır edici bir patlama oldu . Patlamanın etkisiyle geriye doğru savruldum . Kafam şiddetle yere vurdu elimdeki çiçek yana fırladı ve karanlık beni içine çekti
Zar zor gözlerimi aralamaya çalıştım . Neredeydim ? O an olanlar hafızama hücum etti başım ağrıyordu . Peki Vefa neredeydi ? Daha fazla daynamadım gözlerim tekrardan kapandı .
Kaç saattir uyuduğumu bilmiyordum ama zorla gözlerimi açmayı başarmıştm . “ Esra “ diyen telaşlı sesini duydum Eslem’in “ Bekle doktoru çağıracağım” deyip odadan çıktı
Vefa neredeydi ?
Oda mı yaralanmıştı o yüzden mi yanımda yoktu yoksa kesinlikle gelirdi yanıma beni hiç yanlız bırakamazdı .
Eslem doktor ile birlikte içeri girdi doktor tam önümde durdu “ Kendini nasıl hissediyorsun Esra ? “ diye sordu doktor
Vefa neredeydi ?
“ Biraz ağrım var ama iyiyim Vefa nerede ? “ diye sordum
“ Esra “ dedi başını eğerek Eslem
Niye başını eğiyordu ki ? Çok mu kötü yaralanmıştı ?
“ Çok mu ağır durumu ? “ diye sordum titrek bir sesle
“ Özür dilerim “ dedi gözlerinde yaşlar akarken
Niye özür diliyordu ki ? Onun suçu yoktu iyileşirdi Vefa
“ Bombaya yakınmış iç kanaması var dediler “ derken boynu büküldü “Esra… Kurtaramadılar “ demesiyle başımdan aşağı kaynar sular dökülldü
İç kanaması var dediler
Kurtaramadılar
Kurtaramadılar
Kurtaramadılar
“ Saçmalama Eslem , Vefa o bırakmaz beni ” göz yaşlarım yanaklarımdan aşağı süzülmeye başladı . Eslem hızla yanıma gelip kollarını bana doladı ve beni kendine çekti “Olmaz olmaz “ diye tekrar etttm defalarca kez . Haykırışlarım ve hıçkırıklarım odanın içinde yankılnadı . Bırakmıştı beni bırakmıştı .
****
Gözümden bir damla yaş düştü önümdeki odanın tabelasına baktım MORG canıma acıyordu , sanki kalbimin tam orta yerinde kor bir ateş vardı her geçen saniye daha da körükleniyordu . Kapıyı açıp içeri girdi yanımdaki görevli Vefa’nın olduğu yerin kapağını açtı , o an kalbim duraccak sandım . Birkaç adım daha yaklaşıp yüzüne baktım Yüzü solmuştu anlında ve yüzünün belirli yerlerinde yara izleri vardı.
“ Bu sedye beni taşır mı ? “ diye sordum görevliye
Kafasını salladı sadece ayakkabılarımı çıkarıp Vefa’nın yanına çıktım , bedenimim yarısı onun bedeni üzerindeydi kokusunu içime çektim bir elim yüzünü buldu diğer elimi ise kalbinin üzerine koydum . Sanki her an kalbi atacak kollarıyla beni saracaktı şaka yaptım güzel yüzlüm diyecekti “ Nefesim, beni neden bıraktın ben sensiz ne yapacağım “ nefes almam zorlaştı “ Hani söz vermiştin beni bırakmayacaktın , seni şimdiden çok özledim “
Saatlerce aynı pzisyonda kaldım ,yüzündeki her yara izinden teker teker öptüm bir asla açılmayacak o gök mavisi gözlerinden öptüm . O gün morkta iki ceset vardı o gün Vefa ile birlikte benimde ruhum , canım gömülmüştü .
****
Yüzbaşı hala görevden dönmemişti ve gittikçe kalbim daha fazla acıyla kasılıyordu . Bir mesaj bir arama herşeyi çözecekti ama yoku tam üç haftadır tek bir haber bile yoktu .
Telefonumun çalmasıyla heycanla telefonu elime aldım Yüzbaşı yazısnı görünce hızla telefonu açtım “ Alo “ dedim heycanla
“ Alo merhaba ben şehir hastanesinden arıyorum “ kalbim acıyla kasıldı , gözlerim doldu kulaklarım uğuldamaya başaldı.
“ Yunus’a bir şey mi oldu ? “ diyebildim zar zor
“ Ufak bir sıyrık ama refakatçiye ihtiyacı olacak telefon rehberindeilk siz vardınız gelebilecek misiniz acaba ?”
“ Tabi hemen geliyorum” deyip teledonu kapattım ve hızla evden çıktım taksi çağırıp hastanenin adresini söyledim .
Allah’ım sen koru
Yarım saat sonra hastaneye vardığımda taksiciye hızla parayı verip arabadan indim ve koşarak hastaneye girdim . Danışmanın önünde durup “Beni aramışlardı Yunus Alaca “ dedim nefes nefese
“ Bir dakika bakıyorum ikinci kat no 10 “ demesiyle kafamı sallayıp koşarak merdivenleri çıktım şuan beni gören çıldırdığımı sanabilridi ama onu görmeden içim rahat etmeyecekti. Odaya oğru koşup pat diye odanın kapısını açtım ama Yüzbaşı oda da yanlız değildi . Yanında 3 tane asker formalı adam vardı .
Ne yani beni oyuna mı getirmişti ?
“ Yüzbaşı ? “ dedim şaşkınlıkla
“ Çimen gözlüm “ dedi yattığı yerden
“ ma… hani sen yanlızdın “
“ Yenge yanlızdı az önce geldik bizde “ dedi içlerinden bir tansei
Yenge derken
“ Cihaan “ dedi uyarıcı bir ses tonuyla Yüzbaşı yani Yunus Bey her neyse işte
“ Pardon komutanım “ dedi isminin Cihan olduğunu öğrendiğim çocuk
“ Hadi beyler biz çıkıyoruz artık” dedi uzun boylu bir adam ve hepsi çıktı bende Yüzbaşının yanındaki sandalyeye oturdum.
“ İyi misin ? “ diye sordum tedirgin bir şekilde
Bakışlarını bana çevirdi “ Merak etme çimen gözlüm bundan daha ktülerini de gördüm bu hiçbir şey” dedi içimi rahatlatmak için ama hiç yardımcı olmuyordu .
“ Ben korktum sana bir şey oldu diye“ dedim başımı eğip ellerimle oynarken “ Ne bileyim yıllar sonra aynı korkuyu tekrar hissettim göğsümde” omuz siktim “ Tuhaftı neredeyse unutuyormuşum nasıl bir his olduğunu”
“ Çimen gözlüm “ dedi ama ona bakmadım “ Sana dokunamam güzelim bana bak “ demesiyle kalbim yerinden hopldı sanki , kafamı kaldırıp Yüzbaşıya baktım “ Özür dilerim sana bir daha böyle bir şey hissetirmek istemezdim. Dikkat ettim yemin ederim çok dikkat ettim ama u kadar oluyor bee çimen gözlüm bu kadar oluyor “
Gülümseedim burukça “ Artık seni böyle kabu ettik Yüzbaşı “ omuz silktim “ Ne yapalım bizim kaderimizde de asker yâri olmak varmış . Bizimde kaderlerimiz de biririne bağlanmış"
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar

Yorumlar
Yorum Gönder