Nitelikli
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
KADER BAĞI 14.BÖLÜM
Her gece onu düşünmekten saatim
ilerlemek oldu. Kim sorsa saat kaq
diye, cevabım hep aynı... O'na doğru..
Cemal Süreyya
Beni Hatırla - Nazan Öncel
Saydım - Ogün sanlısoy
Ta Uzak Yollardan - Nilüfer
Yine dönüp dolaşıp yuvama , tek sığınağıma geri gelmiştim yani babamın mezarına,yıllardır gönlümün kapanmayan yarasına… Birkaç adım ilerleyip mezarın önünde diz çöktüm . Omuzlarım düştü burnumun direği sızladı mezar taşına gitti titreyen ellerim “ Babam…” derken sanki boğazımda bir yumru vardı yutkunamadım diğer çocuklar babasız kalmasın diye babasız kalanlardık biz… Kimse yarım kalmasın diye yarım kalanlardık biz…
“ Ben geldim , ama bu sefer sana bir haberim var , nişanlanıyorum baba , iki gün sonra sevdiğim adamla bir yola gireceğiz ama sen yoksun “ gözümden bir damla yaş düştü “ Ben sensiz yarımım baba , benim sensiz yarım kaldı bir tarafım, evde kimse belli etmemeye çalışıyor ama senin eksikliğin o kadar belli ki “ derken toprağı avuçladım “ Keşke beni senden isteselerdi , abimi geçen boynu bükük gördüm onu en son senin cenazende böyle görmüştüm . Onun içinde çok zor seni görmeye cesaret edemiyor bu yüzden ona kızma lütfen o senin yokluğunu aratmamak için gecesini gündüzüne katıyor “ kalbime bir diken batıyormuş gibi hissediyordum , sanki şuan burada yirmi dört yaşındaki Eslem değilde o küçük kız çocuğu duruyordu “ Merak etme baba seni onunla tanıştıracağım “ deyip önce mezar taşının başındaki şanlı bayrağımı daha sonra mezar taşını öptüm ve oturduğum yerden kalktım.
Mezara sırtımı döndüğümde sanki bir parçamı orada bırakmıştım . Anılarım orada kalmıştı . Çocukluğum orada kalmıştı
Geçmiş
Kapının çalmasıyla elindeki boya kalemlerini bırakıp kapıya koştu Eslem “ Babam geldi , babam geldi “ dedi heycanla
“ Kızım dur yavaş ol “ diye Eslem’i arkasından uyardı Nuran lakin Eslem onu dinlemedi ve aynı heyecanla kapıyı açtı , karşısında babasını görmesiyle mutlu bir çığlık attı “ BABA “ deyip bacaklarına sarıldı Nurettinin
Nurettin ise kızının bu haline tebessüm edip onu kucağına aldı “ Babamm “ dedi bağırına basarak kızını , işte ne kadar yorgun olursa olsun şuanı yaşayınca bütün yorgunluğu gidiyordu .
“ Hoşgeldin Bey “ deyip elini tuttu Nuran , çocukların yanında çok sarılmazdı ama bir el tutuşu bile bütün duygularını anlattırdı
“ Hoşbuldum “ deyip kucağında Eslem elinde karısı ile eve girdi “ Bizim oğlan nerede ? “ diye sordu Nurettin
“ Eslem çikolata istemişti onu almaya gitti “ deyince buruk bir tebessüm oluştu Nurettinin dudaklarında tam da bu yüzden göreve gittiğinde gözü arkada kalmıyordu çünkü Gurur her zaman babası gittikten sonra ailenin başına geçiyor , her konuda hem annesine hemde Esleme yardım ediyordu .
“ Baba bak gel sana abimin bana alıdğı oyuncakları göstereceğim çok güzeller “
“ Göster bakalım bal kızım “
Saatlerce kızının anlattığı şeyleri dinledi Nurettin daha sonra Gurur ile maç yaptılar . Görevden döndükten sonra ne kadar yorgun olursa olsun asla çocuklarını ihmal etmiyor ilk onlarla vakit geçiriyordu . Gün bitincede karısının yaralarını sarıyodu . Asker eşi olmak kolay değildi , biliyordu o yüzden eşinide fazlasıyla düşünüyordu . En sonunda ise huzurla yatağa giriyordu . Şu hayata Nurettin’in iki zaafı vardı ; Vatanı ve ailesi ölene kadarda öyle olmuştu
****
Günümüz
Yunus ile beraber yüzük bakmaya gidiyorduk, yol boyunca hiç konuşamıştım Yunus’da sessizliğimi bozmamıştı , belki de anlamıştı .
“ Çimen gözlüm “ dedi arabayı durdurukren
Bakışlarımı dışarıdan çekip Yunus’un elalarına çevirdim “ Efendim “ dedim hafifçe gülümseyrek
“ Niye üzgünsün ? “ diye sordu
Cevap veremedim bakışlarımdan anlasın istedim . Gözlerimim dolduğunu hissettiğimde bakşlarımı kaçırdım “ Üzgün değilim, sadece… “ başımı iki yana salladım “ Babamda burada olsun isterdim “ dedim zorlukla
“ O senin her zaman yanında , unutma şehitler ölmez onlar her zaman kalbimizde yaşar “
“ Biliyorum “
“ Bakışlarını benden kaçırma çimen gözlüm “ demesiyle ona baktım “ Hah işte şöyle mahrum bırakma beni bu çimen rengi güzel gözlerinden “ demesiyle gülümsedim
Güzel miyim gerçekten diyesim geldi bir an ama kendimi durdurdum
“ Gidelim mi ? “
“ Gidelim “ dememle Yunus tekrardan arabayı çalıştırdı . On beş yirmi dakika sonra bir kuyumcunun önünde durmamızla Yunus arabayı park etti ve ikimizde arabadan indik . Tam Yunus’un yanında durdum ve karşımdaki kuyumcuya baktım .
Gerçekten bu kadar şeyi aşıp her şeye rağmen buraya gelmiş miydik ? Yoksa bu bir rüya mıydı ?
“ Rüya gibi geliyor her şey “ dedim bakışlarım haka karşıdayken
“ Sen birde gel bana sor çimen gözlüm ama merak etme bunlar rüya olamayack kadar gerçek “ demesiyle ona bakıp kocaman gülümsedim “Hadi gidelim artık daha çok işim var bilyorsun yarın nişanımız olacak “ dedim hala gerçek olduğuna inanmak istermiş gibi
“ Hadi o zaman “ deyip kuyumcuya girdik
“ Hoşgeldiniz “ dedi saçlarına beyazlar düşmüş bir adam
“ Hoşbulduk biz nişan yüzüğü bakacaktıık “ dedi Yüzbaşım
“ Tabi “ diyerek bir kaç kutu çıkardı adam ve önümüze koydu
“ Seç çimen gözlüm hangisini beğenirsen alalım “ dedi Yüzbaşım
Bakışlarımı yüzüklere çevirdim ve gözüme ilk çarpan gül işlemeli yüzükte takıldı kaldı “ Gül işlemeli olan olsun “ dedim hiç düşünmeden
“ Olsun “ diyerek beni onayladı Yüzbaşım
Ay hiç de itiaz etmiyor
“ Yani sende beğendiysen tabi ki “
“ Sen beğendiysen bende bende beğendim “ diyerek parayı ödeyip yüzük poşetini aldı ve kuyumcudan çıktık “ Kart isteyecektim çimen gözlüm sen arabaya git ben geliyorum “
“ Ne kartı ? “ diye sordum anlamayarak
“ Yüzükler için lazım olur hadi sen arabaya geç “ demesiyle daha fazla ısrar etmeden arabaya bindim .
****
“ Baba Eslem’i isteyecekler bugün “ dedi hüzünle Gurur onun içinde bu çok zordu “ Onu nasıl verebileceğimi bilmiyorum o senden sonra benimde kızım “ derin bir nefes aldı “ Sen verseydin ya baba onu , ben nasıl yapılır bilmiyorum , hayır diymedim ona yalandan bile olmaz diymedim . Baba , ben senden sonra ilk defa Eslem’i bu kadar mutlu gördüm biliyor musun ? Gözlerinin içi parlıyordu resmen nasıl hayır deseydim . Baba , bana kızma olur mu ? “ deyip önce mezarın başındaki bayrağı daha sonra mezar taşını öptü “ Gözün arkada kalmasın Binbaşım emanetinin başı eğilmedi “
****
Birazdan heycandan bayılabilirdim çünkü birazdan beni istemeye geleceklerdi ve ben hala aynanın karşısında kendime bakıyordum . Prensen mode tam boy yeşil bir elbise giymiştim üzerinde çiçek şeklinde taşlar vardı. Seçerken çok kararsız kalmıştım ama Esra sağolsun bana yardım etmişti . Başıma ise aynı renkte bir şal takıp arkadan başlamıştım
“ Eslemikommm “ diyerek içeri girilmesiyle bakışlarımı kırmızı ince asklılı uzuzn elbise giyen Esra’ya çevirdim
“ Esroşş” dedim heycamla ellerimi uzatırken hızla ellerimi tuttu “ Şuan gurulu ve duygusal bir anne gibiyim inanır mısın ? “ dedi dolu dolu gözlerle bana bakrken
“ Yaa sakın ağlayım deme “
“ Yok yok ağlamıyorum sadece şunu bil hep mutlu olmayı hak ediyorsun güzel kızım “ demesiyle dayanamyıp kollarımı Esra’ya sardım . Hani bazı insanlar olurdu ya hayat onunla daha çekilir hale gelirdi , bir arkadaş değil , kardeş olurdu , iyisiyle kötüsüyle hep yanınızdadırlar işte Esra tam olarak o kişiydi benim kaybettiğim kardeşimdi .
Kapının çalınmasıyla heycanla geri çekildim “ Ay geldiler “ dedim elimi kalbime koyarak
Allah’ım lütfen her şey yolunda gitsin
“ Ay hadi git aç kapıyı “ dedi Esra
“ Tamam tamam “ deyip kapıya doğru koştum ve derin bir nefes alıp kapıyı açtım . Karşımda siyah takımlı Yüzbaşımı görmemle nefesimi tuttum .
Heyt be babanda mı Yüzbaşıydı bu ne asalet
“ Hoşgeldiniz “ dedim bir adım geri çekilerek , gözüm arkadaki takım elbiseli dörtlüye takıldı bunlar Yüzbaşının timi olmalıydı .
“ Hoşbulduk “ derken elindeki gül buketini bana uzattı Yüzbaşım “ Yaa çok güzeller , teşekkür ederim “
“ Sana yakıştırmaya çalıştım çimen gözlüm ama bu güller senin güzelliğin yanında sönük kaldı “ demesyle yanakalarım yanmaya başldı
Kesin canıma kastı var Yüzbaşının
Başımı öne eğmemle Yüzbaşı içeri girdi ardından içeri Kuzey girdi oda takım elbise giymişti “ Öğretmenim prensen gibi olmuşsunuz “ dedi yerinden zıplayarak “ Yoksa artık yenge mi diyeyim ? “ dedi bilmiş bilmiş
“ Kuzey hadi koçum “ diyerek öne atıldı geçen isminin Cihan olduğunu öğrendiğim çocuk herkes içeri girdikten sonra kapıyı kapattım ve oturma odasına geçip bir sandalyeye oturdum . Bugün tek istediğim gereksiz kuzenlerimin boş bir şey söylememesiydi .
Bir zaman sonra annemin artık kahveleri yapın işaretini aldığımda oturduğum yerden kalktım ve mutfağa geçtim Esra’da benimle aynı anda kalktı , kalkarken Arla’a attığı kaçamak bakışı yakalamıştım .
Teker teker kahveleri yapmaya başladım “ Ayy tuz koycaksın değil mi ? “diye sordu ne ara buraya geldiğini bilmediğim kuzenim
“ Hayır gereksiz böyle şeyler “ kıyamazdım zaten
“ Ne demek gereksiz ? Kız adet bu “
Omuz silktim “ Gerek yok “ deyip ocağın altını kapattım ve dolaba doğru ilerleyip çikolatalı sütü çıkarıp fincana koydum “ Aman aman kıyamazmış da “ diyerek kolumu dürttü Esra
Gülümsedim sadece ve kahveleri alıp oturma odasına götürüp herkese verdim en sonda Yüzbaşıya verdim “Ellerine sağlık “
“ Afiyet olsun “ deyip sandalyeme oturup heycanla fincandaki çikolatalı sütü içmesini bekledim
“ Komutanım içebilecek misiniz ? “ diye araya girdi sarışın bir çocuk
“ Oğlum Salih bir susana “ diye karşılık verdi Cihan
“ Konuş Salih askeriyede yüz tur koşacaksın “ dedi rahatlıkla ve çikolatalı sütünü içti üzülmüştüm Salih’e Yüzbaşı kaşlarını havaya kaldırarak bana baktı tebessüm ettim sadece “ Hadi komutanım yine iyisiniz “ dedi Cihan
“ Aferin oğlum sende konuş , ikinizde iki yüz tur koşuyorsunuz” demesiyle ikiside oturduğu yere sindi
“ Evet sebebi ziyaretimiz belli “ diyerek söze başladı Osman amca “ Çocuklar birbirni görmüş sevmişler bizlerede onlara destek olmak kalır” ne uzattın Osman amca hadi “Allah’ın emri Peygamberin kavliyle kızının Eslem’i Oğlumuz Yunsu’a istiyoruz “
Abim oturduğu yerden hafif dikleşti önce bana baktı gülümseyip kafamı salladım sadece “ Ee bizim kızda istediğine göre verdik gitti “ herkes aynı anda ayağı kalktı Esra hızla yüzükleri getirdi . Yüzükler takıldı abim karşımıza geçti “ Allah tamamını erdirsin” deyip kurdeleyi kesti kurdele ile birliktte kurdeleye dizdiğim incilerde düştü .
“ Amin “ dedik aynı anda
“ Çimen gözlüm “ dedi Yüzbaşı sadece benim duyabileceğim bir sesle
Bakışlarımı ona çevirdim “ Efendim”
Bir şey demeden elindeki dikdörtgen hediye paketini bana uzattı “ Bu ne ? “ diye sordum
“ Aç “ dedi sadece
Tereddütle hediye paketinia açtım ve içerisindeki çerçeveyi çıkardım gördüğüm şeyle gözlerim doldu . Babam ve benim şuanki halimin resmi çiziliydi . Gözyaşlarım yanaklarıma doğru akmaya başlarken Yunus’a döndüm “ Sen baban yok diye çok üzülmüştün ya bende en azından yanında olmasa bile yanında olmuş gibi olsun diye bunu yaptırdım“ sırf ben üzüldüm diye babamı yanımda hissettirmek istemişti . Bu kadar ince düşünmesi akıl karı değildi . Bakışlarımı anneme çevirdim onunda gözleri dolmuştu ama aynı zamnda gözleri çok şey anlatıyordu başardın kızım bu doğru kişi diyordu .
“ Seni hak edecek ne yaptım bilmiyorum ? “diyerek döndüm tekrardan Yunus’a
“ Sadece sevmen yetti çimen gözlüm asıl ben seni hak edecek ne yaptım onu bilmiyorum “
“ Mememleketimizi koruman yetti “ dedim bende ona karşılık
“ Çocuklar imam geldi “ diye bize seslenilmesiyle bakışlarımızı birbirimizden çektik ve karşımızda duran imama döndük imam Kuran'ı Kerim'e ayetler okudu ardından birkaç hadis okudu ve “ Sen Nurettin kızı Eslem Osman oğlu Yunus’u kocan olarak kabul ettin mi ? diye sordu
“ Ettim “
“ Ettin mi ? “
“ Ettim “
“ Ettin mi ?”
“Ettim “
“ Sen Osman oğlu Yunus Nurettin kızı Eslem’i zevcen olarak kabul ettin mi ?“
“ Ettim “
“ Ettin mi ? “
“ Ettim “
“ Ettin mi ? “
“ Ettim “
“ Sizlerde şahitler şahitlik ettiniz mi ?” diye üç kere sordu onlarda üç kere ettim diye tekrar ettilr ve ellerimizi açtık “ Allâhümme a'tı lehümâ velêden sâlihen ve rizkan vâsi'ân ve 'umran tavîlâ ve kalben haşi'a ve lisanen zakira.” Rabbenâ heb lenâ min ezvâcinâ ve zürriyyâtinâ kurrate a'yünin vec'alnâ lil-müttekîne imâmâ. Rabbenâ âtinâ fi'd-dünyâ haseneten ve fil-âhırati hesaneten ve kınâ 'azâben-nâr. Bi rahmetike Ya Erhamerrahimin. “ amin “ Artık Allah katında siz karı kocasınız Allah daim etsin “ Amin
Bitmişti ve işte Rabbim katında karısıydım artık
Bakışlarımı Yunus’a çevirdim “Başardık mı ? “ diye sordum
“ Başardık çimen gözlüm “ demesiyle o anın büyüsünü bozan cam kırılma sesi oldu dudaklarımdan minik bir çığlık koptu Yunus direkt bana kalkan oldu gözlerim annemi aradı abim onu kolunun altına almıştı Esra ise Aral’ın kolunun altındaydı
“ BUNU BANA NİYE YAPTINIZ !! “ duyduğum sesle gözlerim kocaman açıldı . Sorunsuz bir günüm yoktu gerçekten
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar


Yorumlar
Yorum Gönder