İyi okumalar ballarım
Gördüğüm kabusla yataktan sıçrayarak kalktım, o günden sonra bir türlü kabuslar beni bırakmıyordu o ses sürekli beynimde yankılanıyordu.
“Çimen gözlüm” dedi yanımda yatan Yunus, endişeli gözlerle beni süzüyordu, yaklaşık iki hafta önce eve gelmiştik ve Yunus kendini her geçen gün daha iyi toparlıyordu.
“Su” diyebildim sadece, telaşla yanındaki komidinin üzerinden bir bardak su verdi Yunus'un verdiği suyu bir dikişte bitirip bakışlarımı Yunus’a çevirdim “Kabus mu ?” diye sordu suçlu bir şekilde bu konuda sürekli kendini suçluyordu.
Cevap vermedim “Bu sıcakta artık tişört ile yatmayı bırakmalısın” dedim çünkü ben onun ilk morluklarını gördükten sonra ağlama nöbeti geçirdiğim için sürekli bu sıcak havada tişört ile yatıyordu.
“Terlemiyorum” dedi sadece
Bu şekilde birbirimizi bitiriyorduk ve bunun olmasına izin vermeyecektim. Parmaklarımı Yunus’un saçlarınaa daldırdım “Birbirimiz tüketmeyelim Yüzbaşı, ben gerçekten iyi olacağım hem çocuğumuz bunu hissediyor” işaret parmağımı ona doğru salladım “ O yüzden şimdi acilen üstündekini çıkartıyorsun tamam mı ?” dedim yapmacık bir sinirle
“Bilirsin çimen gözlüm sana boynum kıldan ince” deyip tek hamlede tişörtünü çıkardı ve beni tekrardan kollarının arasına aldı ben ise her bir izinden teker teker öpüp yok olmasını istedim.
****
4 ay sonra
Hafif belirginleşmiş karnımı okşadım, üzerimde beyaz bordo çiçek desenli bir elbise vardı. Bugün Yüzbaşım ile bebeğimizin cinsiyetini ve kalp atışlarını dinlemeye gidecektik.
“Güzelim hadi geç kalıyoruz” diye seslendi Yunus bana
“Geliyorum” deyip odadan çıktım Yunus beni görür görmez gülümsedi ve karnıma doğru konuşmaya başladı bunu sürekli yapıyordu “Bebeğim merak etme ben senin kız olduğunu biliyorum sende annen gibi çimen gözlü fındık burunlu dünyanın en tatlı en güzel kızı olacaksın”
Bu hallerini çok seviyordum, babalık ona çok yakışacaktı
“Kız olduğunu nasıl biliyorsun ?”
“Hissediyorum” dedi sadece ve parmaklarını parmaklarıma geçirdi. Hastaneye vardığımızda Yunus o kadar gergindi ki doktor bizi çağırana kadar sürekli elimi sıkı sıkı tutup dizini sallamıştı. Odaya girdiğimizde Aylin hanım bizi güleç bir şekilde karşıladı “Hoşgeldiniz” dedi
“Hoşbulduk”
“Nasıl hissediyorsun ?” diye sordu Aylin hanım
“Mide bulantıları dışında iyiyim” dedim zira yavrum sağolsun bana birşey yedirmiyor yediklerimi geri çıkarmama sebep oluyordu
“Ee o zaman bakalım artık şu miniğimize” demesiyle karnımı sıyırdım ve baş ucumda duran Yunus’un elini sıkı sıkı tuttum Aylin hanım karnıma jeli sürdükten sonra bize döndü “Tamam şimdi hazır mısınız?” deyip aleti karnıma koydu ardından odayı bir mucizenin kalp atış sesleri doldu. Yaşlı gözlerimle bakışlarımı Yunus’a çevirdim, gözlerinden yaşlar akıyordu Yüzbaşı Yunus ağlıyordu, bakışları beni buldu ve alnımı öptü
“Şimdide cinsiyetini öğrenelim bakalım"
“Çimen gözlüm bu o kadar güzel bir mucize ki” dedi heyecanla Yunus “Teşekkür ederim” dedi sadece
“Miniğimiz bayağı inatçı… işte burada” nefesimi tuttum “Hayırlı olsun güzeller güzeli bir kızınız olacak”
Kızımız olacaktı, bizim kızımız olacaktı.
Yunus mükemmel bir kız babası olacaktı
El ele tutuşmuş bir şekilde hastaneden çıktık “Gidip kızımıza bir şeyler mi alsak?” dedi heyecanlı bir şekilde Yunus
“Alalım tabi”
*****
Alışveriş merkezinin içinde neredeyse yarım saattir dolaşıyorduk ve Yunus baktığım her şeyi teker teker almıştı. Bu saf heyecanı içimi sıcacık yapıyordu “Yunus şu oyuncak mağazasına girebilir miyiz ?” dedim heyecanla
“Girelim tabi çimen gözlüm”
Heyecanla ellerini birbirine vurdum ve hızlı adımlarla oyuncak mağazasına girdim. Gözüm raflarda dizili olan bebeklere takıldı bana babamı hatırlatıyorlardı. Her görevden döndüğünde mutlaka oyuncakçıya gelirdik ve bana istediğim oyuncakları alırdı. İçim hüzünle doldu ister istemez şimdi dede olacaktı ama o burada yoktu. Sırtımı sıvazlayan el ile içimdeki hüzün dağıldı “Beğendin mi?” diye sordu Yunus
Kafamı salladım “Güzeller” dedim gülümseyerek sonra elini tuttum “ Biraz yoruldum eve gidelim mi hem seninde bu kadar ayakta durmaman lazım daha yeni yeni iyileşiyorsun”
“Tamam şunlardan alayım gidelim” dedi iki tane bebeğe uzanırken
“Niye iki tane alıyorsun ki bir tane yeter hayatım”
Bakışları bana döndü ve burnumdan fiske aldı “Benim iki tane kızım var ve ikisinede oyuncak almalıyım” demesiyle minik bir kahkaha attım, Yüzbaşı karnıma eğildi “Babacım sen hiç merak etme sana şimdiden bir sürü oyuncak aldım, hepsiyle teker teker birlikte oynayacağız” diye karnıma doğru konuştu, sürekli bebeğim ile konuşuyordu.
“Niye sürekli karnımla konuşuyorsun ki ? Seni zaten tanıyor”
“Olsun beni ve sesimi unutmasın, göreve gittiğim zaman sesimi unutursa üzülür, unutmasın sesimi” bu adamın kalabini yiyecektim
Gülümsedim hafifçe ve elimi hafif sakalları çıkmış yanağına koydum “Merak etme seni ve sesini unutmayacak, hem seni nasıl unutsun ki ben evde olmadığın zamanlar sürekli seni anlatıyorum ona” evet bunu yapıyordum, bazen şikayet etmiş gibi olsamda sonuçta bahsediyordum değil mi ?
“Size kurban olurum, sizin yolunuza ölürüm”
“Bizim yolumuza ölme, bizim yolumuza yaşa bizim için yaşa, bizimle birlikte yaşa”
*****
“Çimen gözlüm hadi artık” diye oturma odasından bana sesledi Yunus. Bugün benim zorlamamla, Yunus’u birlikte Heidi izlemeye ikna etmiştim başta pek sıcak bakmasada ajitasyon yaptıktan sonra bana kıyamamıştı. Elime patlamış mısırn kasesini alıp oturma odasına geçtim ve elimde kase ile Yunus’un yanına oturdum. Eli otomatikman karnıma gitti ve çizgi filmi başlattı. Bir süre sonra Yunus’un başı omzumda eli karnımda bir şekilde uyuduğunu fark ettim. Uyanmaması için hareket etmeme çalıştım ama o an bir şey oldu, bir hareket, gözlerim kocaman olmuş bir şekilde direkt Yunus’a döndüm oda şaşkınlıkla kafasını kaldırmıştı uyku mahmuru bir şekilde bana bakıyordu.
Bebeğimiz az önce ilk tekmesini atmıştı
“Ne oldu öyle ?” dedi şaşkınlıkla Yunus
“Kızımız ilk tekmesini attı” dedim dolu dolu gözlerle, bir tane daha… Yunus elini karnımdan çekip kulağını karnıma yatırdı, bir tane daha “Bu çok güzel” dedi sadece
“Kızım sen bize selam mı veriyorsun ?”dedi karnıma doğru “Aldık selamını kızım merak etme” küçük bir kahkaha attım
“Yalnız sen artık hep kızımızla konuşuyorsun alınıyorum” dedim kollarımı göğsümde birleştirerek. Yunus kulağını karnımdan çekip şaşkınlıkla bana baktı. Tamam bende kendimden böyle birşey beklemiyordum ama ben hamile bir kadındım ve ilgiye ihtiyacım vardı, aptal hormonlar “Beni sevmiyor musun artık?” dedim dudaklarımı büzerek gözlerim dolmuştu “Kilo aldım o yüzden beğenmiyor musun beni” ne oluyordu bana böyle, gözyaşları yanaklarıma doğru süzülmeye başladı.
“Güzelim” dedi sesindeki şaşkınlığı saklamayarak yüzümü ellerinin arasına aldı “Hiç öyle şey olur mu niye seni sevmeyeyim seni aklının alamayacağı kadar seviyorum, seni bu halinle de beğeniyorum hatta bu halini daha çok seviyorum”
“Yani diğer halimi sevmiyor musun ?” dedim daha çok ağlamaya başlayarak. Yok artık Eslem
“Hayda yavrum ben öyle mi dedim, bu hormonlar sende yan etki yaptı herhalde” deyip beni kollarının arasına aldı “Kurban olurum ağlama ben seni her halinle, her zaman seviyorum tamam mı ?” tamam şu an ikna olmuştum
“Tamam” dememle aklıma birşey düştü o olmazsa ölecekmişim gibi hissettim o an “Turşu” dedim Yunus’tan ayrılarak
Yunus anlamayan gözlerle boş boş bana baktı “Yunus turşu, canım çok turşu çekti” söylerken bile ağzım sulanmıştı. Bakışları anında değişti “Sen aşeriyor musun ?”
“Hı hı , Yunus nolur turşu bul”
“Gecenin bu saatinde nereden bulunur ki ?” diye sordu ama daha çok kendine söylüyor gibiydi, oturduğu yerden kalkıp alnımı öptü “Merak etmeyin ben şimdi hemen turşu bulacağım” deyip montunu alıp evden çıktı. Gülümseyerek elimi karnıma koydum “Merak etme kızım baban şimdi turşu getirecek, o her zaman ihtiyacımız olduğunda bizim yardımımıza koşacak, bizim yanımızda olacak”
Yorumlar
Yorum Gönder