Nitelikli
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
KADER BAĞI 16.BÖLÜM
Zaman o kadar hızlı geçiyor ki bundan tam bir yıl önce Yunus bana “ Kader mi bizi bağlayan yoksa gözlerim seni her yerde arayan “ yazarak hayatıma dahil olmuştu o zaman tabikide bu noktaya geleceğimizi bilmiyordum . Şuan ise evlilik işlemleri için hastaneye kan vermeye gidiyorduk . Bu konuda biraz gergindim ama halledecektim . Yunus arabayı hastane otoparkına park ettikten sonra arabadan indik ve hastaneye girip kan vermek için beklemeye başladık lakin hala gergindim hemde fazlasıyla, ayağımı sallamaya başladım saniyeler sonra Yunus elini salladığım bacağıma koydu “Bir sorun mu var çimen gözlüm ?” diye sordu bakışlarını bana çevirirken
“Sence iğne çok acıtır mı ?” diye sordum
“İğneden mi korkuyorsun sen ?”
“Korkmuyorum” diye itiraz ettim hemen ama bal gibide korkuyordum gerçekten mi ? der gibi yüzüme baktı Yunus, gözlerimi devirip ofladım “Tamam belki biraz korkuyor olabilirim” diye itiraf ettim
“Korkmana gerek yok ben yanında olucam” dedi elimi güven verircesine sıkarken
Gülümsedim sadece bu tavrına , isimlerimizin seslenilmesiyle el ele oturduğumuz yerden kalktık .
İçeriye girdiğimizde “Hoşgeldiniz, buyrun şöyle oturun” dedi bana doğru hemşire kadın bakışlarım önce hemşireye sonrada Yunus’a döndü “Kan aldırmasak olmaz mı ?” diye sordum son çare olarak Yunus’a
Güldü bu halime “Güzelim benim” dedi içli içli “Canın acımayacak merak etme” dedi bir çocuğa söylermiş gibi yeme beni Yunus bal gibide acıyacak
İsteksiz bir şekilde Yunus’un elini bırakıp koltuğa oturdum Yunus’da hemen baş ucuma geldi “Kolunuzu açın lütfen”dedi hemşire elindeki şırınganın ucuna iğneyi takarken
Jilemin altına giydiğim gömleğin düğmelerini açıp gömleğin kolunu yukarı sıyırdım . Hemşire koluma lastiği bağlayıp pamukla kolumu temizledikten sonra “Derin nefes alın” dedi
Birazdan son nefesimi alacaktım
Allah’ım sana geliyorum
“Çimen gözlüm bana bak” dedi Yunus kucağımda duran diğer elimi avucunun içine alırken bakışlarımı direkt Yunus'a çevirdim “Galiba bayılacağım” dedim ağlak bir sesle iğnenin girdiğini hissetmemle Yunus’un elini sıktım
“Şş bir şey yok sakin ol” dedi yatıştırıcı bir sesle
“Nasıl yok hissetim şuan girdi iğne acıyor”
Küçük bir kahkaha attı söyleyiş şeklime kahkahası çok hoştu kahkahası güzeldi gülüşüde öyle “Kurban olurum sana bitecek şimdi”
“Geçmiş olsun Eslem hanım” hemşirenin sesiyle derin bir oh çektim
Sonundaaaa
Bundan da sağ çıktık Elhamdülillah
Benden sonrada Yunus kan verdi ve hastaneden çıkıp arabaya geçtik. “Size gidelim börek falan yapılacaktı yardım ederim” dedim Yunus’a dönerek
“Tamam benimde askeriyede işim vardı zaten” deyip arabayı çalıştırdı Yunus yaklaşık yarım saat sonra eve geldiğimizde araba durdu “Dikkat et” dedim Yunus’un elini tutarak
“Sende kendini çok yorma” demesiyle kafamı salladım ve arabadan indim. Binaya girmeden önce son kez arkama baktım Yunus hala orada duruyordu gülümseyip binaya girdim ve ikinci kata çıkıp kapıyı çaldım . Kapıyı güleç bir şekilde Seray teyze açtı “ Hoşgeldin kızım “ dedi
“Hoşbuldum Seray teyze” dedim içeri geçerken
“Aa ne teyzesi annenin artık ben kızım” demesiyle gülümsedim sadece, ne yapacaktım başka
Mutfağa girdiğim anda hamur açmaya çalışan Esra’yı gördüm çalışan diyorum çünkü kesinlikle hamurun haşatını çıkarmıştı . “Esraa” dedim yanına giderek
“Hoşgeldin bebek” dedi bana dönerken gözleri şişmişti ama yalnız olmadığımız için bir şey söylemedim onun yerine ellerimi yıkayıp bende börek açma işine girdim . Bugün daha yapacağımız bir şey daha Yunus’la unutmamıştım ama şuan sırası değildi .
Akşama doğru börek ve baklavalar bitmişti “Oğlum hoşgeldin” diyen sesini duydum Seray teyzenin ve sofrayı kurmak için tabaklarını çıkarıp masaya koydum o an Kuzey yanıma geldi “Yenge” demesiyle dona kaldım öyle birden denir mi yavruucm
“Söyle minik kuşum” dedim kendimi hemen toparlayarak
“Siz abimle evlenince bizimle mi yaşayacaksın ?”
“Bizde kendi evimizde yaşayacağız” dedim önünde eğilerek, dudaklarını büzdü “ Ama ben sandım ki bizimle yaşayacaksın bizimle yaşasana”
“Merak etme her gün seni görmeye geleceğim” dememle heyecanla yerinde zıpladı “ Yaşasın”
“Hadi bakalım şimdi bana masayı kurmamda yardım eder misin ?”
“Ederim” demesiyle önünden kalktım ve Kuzey’in elini tutup mutfağa ilerledim, birlikte kısa sürede sofrayı kurduk . Abiminde gelmesiyle yemek masasına oturduk ama şuan yine bir tarafımız eksikti .
“Düğün ne zamana çoçuklar ?” diye sordu Osman amca
“Bir hafta sonra” dedi Yunus
“İyi iyi arayı çok uzatmamak lazım” dedi Seray teyze
Kafamı sallayıp yemeğime devam ettim aslında sadece yemeğimle oynuyordum iştahım kaçmıştı . “Eslem yesene kızım” denilmesiyle bakışlarımı yemeğimden çekip anneme çevirdim “ Yedim pek aç değilim ellerinize sağlık “ dedim gülümseyerek Yunus’un bakışlarını üzerimde hissediyordum ama dönüp bakmadım uygun olmazdı “ Müsadenizle ben kalkayım biraz yorgunum “ deyip oturduğum yerden kalktım ve boğazımdaki yumruyu geçirmek için dışarıya çıktım ama nafileydi geçmezdi bu yumru özellikle bu dönemde iyice kendini belli ediyordu . Yavaş adımlarla her zaman geldiğim parka geldim ve bir banka oturdum . Bakışlarım ileride küçük bir kızı sallayan adama takıldı kız heyecanla “ Daha hızlı baba daha hızlı” diyordu .
Gözümden bir damla yaş düştü bir zamanlar bende oradaydım babam yanımdaydı . Başımı yere eğdim daha sana doyamamıştım baba…
“ Hey niye ağlıyorsun ? “ duyduğum sesle kafamı kaldırdım , az önce salıncakta sallanan kız tam önümde duruyordu üstüne pembe tütü bir elbise vardı . “ Ağlama, babam her zaman prenses kızların ağlaması gerektiğini söyler “ demesiyle içime bir şey battı
“ Baban çok doğru söylemiş “ dedim göz yaşlarımı silerek
“ Senin baban nerede ? “ diye sordu etrafa bakarken
“ Biraz uzakta “
“ Peki ne zaman gelecek ? “
“ Vakti geldiğinde ben onun yanına gideceğim “ o gelemez
“ İstersen babana gidene kadar seninle arkadaş olabiliriz hem o zaman ağlamazsın “Cevap vermeme fırsat bulamadan bir adam geldi “ Ahsen kızım hadi gidelim artık “ deyip kızının elini tuttu ve bana döndü “Kusura bakmayın rahatsız ettik sizide “
“ Yok rahatsız etmediniz “ dedim
“ İyi akşamlar “
“ İyi akşamlar “ deyip Ahsen’e el salladım ve uzaklaşana kadar onları izledim
“ Demek buradasın “ diyerek yanıma oturdu sevdiğim
“ Peşimden mi geldin ? “ diye sordum
“ Yani sayılır “ deyip omuz silkmesi ile ona döndüm “ Ben yaralı biriyim benimle bir ömür yaşamak istediğine emin misin ? “ diye sordum ciddi bir şekilde
Oda bakışlarını bana çevirdi “ Bir ömür değil bin ömrüm olsa yine de seninle yaşamak isterdim “ demesiyle gözyaşlarımı tutamadım . Böyle güzel sevmemeliydi belkide bilmiyordum. Çok güzel seviyordu .
“ Beni böyle sevmekten asla vazgeçme olur mu ? “
“ Seni sevmekten asla vazgeçmeyeceğim “ kolunu açtı kolunun altına girdim usul usul sessiz sessiz gözyaşı döktüm dakikalarca bir eli sırtımı sıvazlarken bir eli ise başımın üzerindeydi. “ Seni sallamamı ister misin ? “ diye sordu dakiklar sonra burnumu çekip kafamı kaldırıp Yunus’a baktım
“ Ne? “ dedimm bir an beynim eror verirken
“ Seni diyorum salıncakta sallamamı ister misin ? “ diye sordu tane tane
Güldüm bu dediğine “ Ciddi misin ? “
“ Ne zaman dediğim şeylerde ciddi olmadım çimen gözlüm “ demesiyle dudak büzdüm “ Hadi kalk sallayayım seni “
Kolunun altından çıkıp yüzüne baktım “ Sence de salıncak için biraz büyük değil miyim ? “ diye sordum alayla
“ Benim için değilsin “ demesiyle kalbim tekledi
“ Madem çok ısrar ediyorsun tamam zaman “ dedim oturduğum yerden kalkarken Yunus’da ayağı kalktı ve benimle birlikte salıncağa doğru ilerledi . Salıncağa oturup demirlerinden tuttum Yunus’da arkama geçip beni sallamaya başladı buruk bir tebessümle gözlerimi kapattım ve anı tadını çıkardım . Gittikçe hızlanıyordu ve bu muthiş bir şeydi en sonunda “ Yeter tamam “ dedim gülerek salıncağın durmasıyla elimi kalbime koyup salıncaktan indim ve Yunus’un yanına gidip kollarımı beline doladım başımı ise göğsüne yasladım “ Teşekkür ederim beni sevginle dünyanın en mutlu insanı yaptığın için “ kollarını sırtıma doladı “ Seni seviyorum Yüzbaşı ve senin istediğin gibi sana sevdalandım bil diye söylüyorum buda benim için bir ilk
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar

Yorumlar
Yorum Gönder