Ana içeriğe atla

Nitelikli

A. 21-ACIDAN GERİYE KALAN KÜL

“Benim deli kızım artık kapattı bu hayata gözlerini, şimdi söylesene kim durdurabilir bunda sonra beni?” Always You Been - Chris Grey Valse - Evgeny Grinko  İyi okumalar bal kuşlarım bölüm sonu yorumlarda buluşalım Sindirerek okuyun tamam mı.... Beklediğim sadece bir cevaptı. Ya elimi sıkacaktı ya da arkasını dönüp gidecekti ama Mortis ona uzattığım elime o kadar uzun süre baktı ki yutkunmakta zorlandım. Bakışları tekrardan saçlarıma değdi, omzuma kadar gelen kahverengi saçlarıma baktı. İz kalan ve kocaman bir morluk olan boynuma baktı. Yaralarla dolu ellerime baktı ve ağır ağır yutkundu. Gözlerindeki acıyı görmemek için kör olmam gerekirdi, içi acırmış gibi baktı her zerreme. Sanki onunda canı yanıyormuş gibi baktı.    “İstersen size her şeyi açıklayayım sonra karar ver,” diyerek sessizliği bozdum. Zihnimde onu en son gördüğüm zamanda söylediğim cümleler dolandı. Sonra açıklayacağım. demiştim. Sonra açıklayacağım ama şimdi git. Gitmişti ve ben açıklamak için geri dönmüş...

KADER BAĞI 21.BÖLÜM

 


Gözlerimi korku içinde açtım, kendime gelmem birkaç dakika sürdü, hastane odasındaydım. Kolumda bitmiş bir serum vardı. Peki Yunus neredeydi ?

“Eslem kuzum nasılsın?” bakışlarımı ağlamaktan gözleri şişmiş Esra’ya çevirdim

“Yunus nerede?” diye sordum zorla yutkunurken, kalbimin bu denli acıması normal miydi ? Peki bebeğim o beni bırakıp gitmiş miydi ? Elim hızla karnımın üstüne gitti 

“Merak etme o iyi” demesiyle içim bir nebzede olsa rahatladı “Yunus’da iyi olacak, şuan gözetim altında tutuyorlar ama iyileşecek” derken sesi titriyordu

“Onu görmek istiyorum” dedim sadece onu görmeye ihtiyacım vardı hem oda beni görürsen eminim ki kendine gelecekti. Esra birşey diyemeden kapı açıldı ve orta yaşlı bir kadın içeri girdi. 

“Merhaba Eslem hanım kendinizi nasıl hissediyorsunuz?” diye sordu ama buna nasıl cevap vereceğimi bilmiyordum bedenin iyi ama ruhum paramparçaydı. Onun yerine sorusunu görmezlikten geldim “Kocamı görmek istiyorum” dedimm

“Biraz dinlenmeniz lazım Eslem hanım az kalsın yaşadığınız şok karşısında bebeğinizi kaybediyordunuz” demesiyle kalbim durdu sandım 

O bırakmazdı babası gibi bizi bırakmazdı, bırakamazdı “Bakın onu gerçekten görmem lazım, hem onu görürsem eminim ki o hissedecek o beni hissedecek bebeğimizi hissedecek ve uyanacak lütfen beş dakika bile olsa onu görmeme izin verin” yanaklarımdan aşağıya yaşlar süzülüyordu.

Doktor sıkıntılı bir nefes verdi “Peki, ama çok fazla ayakta durmayacaksınız ve kendinizi çok üzmeyeceksiniz. Sizin durumunuzda bu çok zor farkındayım ama bu hem bebek hemde sizin için çok önemli ayrıca eminim ki eşiniz uyandığında bebeğini ve karısını sağlıklı görmek ister” haklıydı ona perişan bir halde gidemezdim. 

“Tamam” dedim gözümdeki yaşları silerken 


“Bir şeye ihtiyacın olursa Aylin Yılmaz odamda olacağım” deyip odadan çıktı ardından hemşire içeri girip kolumdaki serumu çıkardı. Esra ben kalkmaya çalışırken direkt koluma girdi “Herşey yoluna girecek tamam mı ?” dedi sırtımı sıvazlarken 

“Girecek mi gerçekten?”

“Girecek tabi” deyip sıkı sıkı elimi tuttu

Nasıl geçecekti bilmiyordum hala Yunus’un acı çığlıkları kulağımdaydı, o görüntüler o sesler beynimin bir köşesine yerleşmişti ve kimse onları oradan alamazdı. Odadan çıkmamla beraber abimi gördüm hızla yanıma geldi “Eslem” derken sesi titriyordu

“Abi gelme ağlamak istemiyorum” dedim kendimi zor tutarak Yunus’un yanına ağlayarak gitmek istemiyordum, güçlü olduğumu hissederse oda hemen ayağı kalkardı şuan zayıf olmanın sırası değildi. Yoğun bakımın önüne gelince kimseye bakmadan içeri girdim, hemşireler bana kıyafetleri giyindirdikten sonra makinlere bağlı olan Yunus’u gördüm.
Sağ kolundan başlayıp göğsünün yarsını ve karnını saran bir sargı vardı, sağ gözü moraırktı kaşı ve dudağı patlamıştı, teni solgundu. Dudaklarımı titretti onun bu görüntüsü, minik adımlarla yanına gidip oradaki sandalyeye oturdum ve titreyen elimle elini tuttum.

“Yunus…” bir an nefesim kesildi sandım “Biz geldik, ben ve bebeğimiz” elini daha da sıktım “Bizi bırakırsan seni mahvederim duydun mu?” diğer elimle saçlarını okşadım “Ben sensiz nasıl dayanacağımı bilmiyorum, bebeğimizi sensiz nasıl büyüteceğim, tek başıma yapamam” başımı elinin üstüne koydum ve dudaklarımdan küçük bir hıçkırık koptu “Ne olursun geri dön, nolursun bizi bırakma çok özledim gözlerini, sesini, saçlarımı okşamanı hepsini çok özledim” omuzlarım şiddetle sarsılmaya başladı “Lütfen uyan, sana ihtiyacımız var” sanki biri kalbimin üstüne oturmuş onu eziyormuş gibi hissediyordum. Tek başıma bir çocuğu büyütemezdim, onsuz nasıl devam edilir bilmiyordum. Çok canı yanmıştır şimdi Yunus’umun, nasıl dayandı ki o kadar acıya. Sen yaşadın ama bende yerle yeksan oldum Yüzbaşım. Bunları sesli dile getirmedim duyarsa üzülürdü beni duyduğunu biliyordum, bizi hissediyordu biliyordum. “Bize geri dön…lütfen” elimin altında minik bir haraket hissetmemle beraber hızla kafamı kaldırdım Yunus’un gözleri hala kapalıydı, cihazlar birden ötmeye başladı “Hayır hayır” dedim ağlamam şiddetlenirken “Bırakma bırakma bizi bırakma” doktorlar hızla içeri girmeye başladı bir hemşire beni geriye doğru çekti “Eslem hanım çıkmanız lazım” dedi hemşire ama bunu yapamayacak kadar delirmiştim “YUNUS” diye haykırdım dışar çıktığımda direkt güçlü bir çift kol beni tuttu “BIRAK BANA İHTİYAC VAR” abimin kollarından kurtulmaya çalıştım

“Eslem yapma abicim” dedi beni bağrına basarken 

“Olmaz, gidemez bırakamaz baba olacak daha” elimi kalbime koydum “Allah’ım yalvarıyorum onu bana geri ver” daha da sokuldum abime “Yapamam abi dayanamam” ne kadar süredir yerde abimin kollarında olduğunu bilmiyordum. Oda kapısının açılmasıyla hızla abimin kollarından çıktım ama ayakta durmak güçtü, abim hızla kolunnu belime sardı “Yunus iyi deği mi ?” diye sordum korkuyla 

Doktorun dudaklarına hafif bir tebessüm oluştu “Hayati riski atlattı, uyandı” o an elim ayağım boşaldı sanki gözyaşlarım tekrardan akmaya başladı ama bu kez mutluluktan. “Peki görebilir miyiz ?” diye sordu hemen Seray teyze 

“Tabiki normal odaya alınınca görebilirsiniz ama çok yormamak şartıyla, tekrardan geçmiş olsun” deyip yanımızdan ayrıldı

“Eslem birtanem gel hadi elini yüzünü yıkayalım, böyle görmesin seni Yunus” dedi Esra kolumu tutarak, itiraz etmeden lavaboya gittim ama midem daha fazla dayanamayarak iki gündür hiçbirşey yememe rağmen ne varsa çıkardı “Şş geçti” derken sırtımı sıvazladı Esra 

Gözlerim tekrardan yaşlarla doldu çömeldiğim yerde kalkıp sifonu çektim ve elimi yüzümü yıkayıp aynadan kendime baktım, göz altlarımda halkalar oluşmuştu rengim solmuştu, dolu dolu bakışlarım Esra’ya döndü “Esra ben nasıl unutacağım?” dedim çaresizce

Şimdi gidip yanına nasıl sanki işkence çektiğini görmemiş gibi yapacaktım.

“Böyle söyleme bunlarıda atlatıcaz tamam mı?” elime uzanıp sıktı 

Zorla gülümsemeye çalıştım, herşeyi atlatırdım ama bu nasıl atlatılır bilmiyordum


****


Dakikalardır gözleri çimen gözlüsünü arıyordu Yunus’un ama hala burada yoktu oysa sesini duymuştu buradaydı. “Oğlum iyi misin?” diye sordu girdiğinden beri defalarca Seray 

“Seray teyze biz çok yormalayalım komutanımı olur mu ?” dedi onları gönderebilmek için Aral 

“Haklısın oğlum o zaman biz gidelim ama birşeye ihtiyacınız olursa hemen haber verin olur mu ?” 

“Tamam söyleriz” dedikten sonra herkes vedalaşıp odadan çıktı, şimdi ise odada sadece Keski Timi kalmıştı. Odada büyük sessizlik hakimdi Yunus birşey olduğunu sezmişti ama sormaya korkuyordu “Aral ne oldu?” diye sordu en sonunda cesaret ederek

“Devrem” dedi sıkıntılı bir şekilde

“Aral söyle uzatma” dedi sinirle 

“Yenge herşeyi görmüş devrem” demesiye Yunus göğsüne bir şey oturdu tahmin ettiği şey olmaması için dua etti

“Neyi görmüş ?”

“Video göndermiş kansızlar herşeyi görmüş” dedi başını eğerek

Kafasını acıyla geriye attı Yunus genzi sızladı ama ağlayamadı “O şerefsizi kendi ellerimle öldüreceğim” derken yüreği yangın yeriydi kendi gözünden bile sakındığı sevdiğine neler yapmışlardı. Kim bilir nasıl acı çekmişti sadece o değil, ikiside…

Yunus bu yapılanın intikamını almadan geceleri rahat yatamazdı

****

Gözyaşlarımı silip derin bir nefes aldım ve odanın kapısını açmamla Yunus’un gözleri benimkilere kenetlendi. Ağlamamak için kendimi sıktım ve odaya girdim. Benim gelmemle herkes sessizca odada çıktı, Yunus’un yanına gidip yanındaki sandalyeye oturdum ağlamamalıydım. Ona müjdeli haberi vermeliydim ama şuan aramızda ölüm sessizliği vardı.

“Çimen gözlüm” dedi tereddütle Yunus

Bakışlarımı Yunus’a çevirdim şu ana kadar tuttuğum bütün yaşlarım birer birer döküldü “Baba olacaksın” dedim birden şaşırmadı sadece hafiçe güldü 

“Biliyorum, sesini duydum” şuan ona deli gibi sarılmak istiyordum ama yapamazdım yaralıydı, canı acırdı daha fazla canı acımasındı. “Biraz yanaşsana çimen gözlüm, sana sarılayım kokunu alayım” demesiyle usul usul biraz daha yaklaştım ağırlığımı üzerine vermeeden sol tarafına yattım yaşlar birer birer süzülmeye başladı “Özür dilerim”

“Çok korktum bıraktın sandım, kafayı yedim öldüm sandım” dedim dudaklarımdan bir hıçkırık kaçarken 

“Özür dilerim” dedi tekrardan 

“Oda bizi bırakıyordu” diye ağzımdan kaçırdım, bedeni anında kaskatı oldu 

“Çimen gözlüm ne gördüysen unut tamam mı ?” dedi o nereden biliyordu 

“Birşey görmedim” diye inkar ettim 

“Eslem…” devam etmesine izin vermedim 

“Yunus görmedim gelme üstüme görmedim birşey” bilmemeliydi bunu bilmemeliydi ben unutamazdım ama o bunuda bilmemeliydi

_____________________________________________________________________________________________

Bir sonraki bölümler final bölümleri olacak 3 4 güne inşallah gelirr

Yorumlar

  1. Ayyy çokk güzeldii yeni bölümü bekliyorum

    YanıtlaSil
  2. Bayıldım çok iyi ya

    YanıtlaSil
  3. En kısa sürede yeni bölümün gelmesi dileği ile inşallah

    YanıtlaSil
  4. okuduğum en güzel kitaplardan biri duygular o kadar saf o kadar etkileyici ki...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar