Nitelikli
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
8-KALBE DÜŞEN KOR
Sevmek bu değil miydi zaten, tamamen kusurlu, çatlak asla mükemmel olmayan ama yinede herşeye rağmen beraber olmak…
Gözümden bir damla daha yaş düşerken içim Yekta’nın yaşadıklarını duyduktan sonra yangın yeriydi “Keşke…” diye fısıldadım “Keşke senden bütün acıyı alabilseydim, seni alıp göğsümün içine sokabilsem”
“Alin…”
“Öpsem geçer mi ? Bütün acıların geçer mi ?” dediğimde geri çekilip kehribar rengi gözlerini, gözlerime kenetledi.
“Öpünce değil, sen öpsen geçer” bakışları anlık dudaklarıma kaydı ardından yüzüm yaklaşınca bu sefer ilk hamleyi ben yaptım Yekta’ya yaklaşıp alnını öptüm, bir elim saçlarına gitmişti diğer elim ise onun kolunun üstündeydi.
“Geçsin o zaman, hep geçsin” kelimeler sanki ağzımdan çıkarken boğuklaşmaya başlamıştı.
“Nepenthe iyi misin ?” diye sordu Yekta. Oturduğum yerde sanki yer sallanıyordu.
Şimdi olmaz lütfen şimdi olmaz
“İyiyim sadece galiba bugün yemek yemeyi unuttum” dedim geri çekilirken, bunu söylediğimde anında kaşları çatıldı “Kendine dikkat etmiyorsun ?” diye homurdandı
“Ediyorum sadece bugün seçmeler falan deyince arada kaynamış” kendimi toparlayıp oturduğum yerden kalktım ve elimi Yekta’ya uzattım “Ayrıca karnım aç olunca çok huysuz biri olabilirim” Yekta bana bakıp hafifçe gülümsedi ve elimi tutup oturduğu yerden kalktı.
“O zaman seni favori mekanıma götüreyim, huysuz bir Alin isteyeceğim son şey”
Yekta beni sahile yakın tatlı cıvıl cıvıl bir kafeye getirmişti. Cam kenarında kimsenin dikkatini çekmeyecek bir yere oturduktan sonra bakışlarım menüde gezindi ama hayır canım hiçbir şey istemiyordu, bakışlarımı menüden çekip karşımda oturan Yekta’ya çevirdim “Senin önerdiğin bir şey var mı ?” diye sordum
“Senin için en iyi seçenek çift kaşarlı tost gözüküyor, doktorun dediklerini unutma artık yediğin şeylere dikkat etmen lazım”
Artık ilaç kullanmıyorum diyemedim “Haklısın” derken oturduğum yerden kalktım “Ben bir lavaboya gidip geleyim” cevap vermesini beklemeden lavaboya doğru ilerledim içeri girer girmez musluğu açıp ellerimi buz gibi suyun altında gezdirdim.
Söyleyememiştim söyleyemezdim, bu yaptığım belki bencillikti ama bunu yapamazdım. Derin derin nefesler alıp kendimi toparlamaya çalıştım nefeslerim daha da düzene girince musluğu kapatıp Yekta’nın yanında döndüm. O ise siparişleri çoktan vermişti.
“İyi olduğuna emin misin?”
“Evet tabiki de iyiyim hem neden iyi olmayayım ki” yüzümde sahte bir gülümseme vardı her an sanki bunu anlayacak diye ödüm kopuyordu.
“Sarı söyle bir şeyler olduğu çok belli” derken sesi artık oldukça ciddiydi
“Tamam sen kazandın, bugün seçmelerdeyken haberleri gördüm benim hakkımda binlerce aşağılayıcı haber” bakışlarımı ellerime indirip parmaklarımla oynamaya başladım “Biliyorum hiçbiri doğru şeyler değil ama yinede bazen takabiliyorum işte ne bileyim”
“Alin bana bak” dedi. Bakmadım bakarsam kendimi tutamazdım biliyordum. Eli nazik bir şekilde çenemi kavradı “Bana bak nephente” o bu kadar yumuşak bir sesle bunu söylerse asla ona karşı gelemezdim bu yanlıştı ama aynı zamanda hayatımdaki en doğru şeydi. Bakışlarımı Yekta’ya çevirirken ağlamamak için dudaklarımı dişledim “Kimin ne dediği benim umrumda değil, seninde olmasın. İnsanlar her şeyde boş yorumlar yapmayı sever bunu sende biliyorsun o yüzden güzelim, bunların seni üzmesine izin verme. Sen güçlüsün bunun üstesinden gelebilirsin ve inan düştüğün her an ben senin yanında olacağım. Sana söz veriyorum”
Sözleri kalbime işlerken gözümden bir damla yaş aktı “Peki ya ben yanında olamazsam?” diye sordum birden. Anında kaşlarını çatarken garsonun yemekleri getirmesiyle Yekta elini çenemden çekti ve bu konuyu hiç konuşmadık. Ona deli gibi bugün doktorun bana söylediklerini söylemek istiyordum ama yapamazdım o zaten yeterince yaralıydı onu daha da yaralayamazdım. Bir hafta sonra gidecektim hiçbir şey söylemeden sadece öyle gidecektim, bir daha asla varlığımdan bile haberdar olmayacaktı. Ölürsem mezarımı bilmeyecekti bu beni bitmiş halde görmesinden daha iyiydi…
Yemeğimizi yedikten sonra Yekta’ya döndüm “Sahile gidebilir miyiz?”
“Bu saate mi ?” diye sordu kaşları havalanırken
“Evet buda listemde yer alıyor, sahilde bir gece geçirip yıldızları izlemek” dediğimde bu sefer ne listesi olduğunu biliyordu. Bakışlarından bile bu liste işinin hiç hoşuna gitmediğini belli ediyordu fakat beni bozmadı onun yerine “Olur gidelim şu listeyi tamamlasak iyi olur çünkü bir daha o listenin adını duymak istediğimden emin değilim” dedi
Gülümsedim sadece bu sefer içtendi. Sahil buraya çok uzak sayılmazdı o yüzden sahile doğru koşmaya başladım bir daha böyle birşey yaşayamama ihtimalim vardı ve her şeyi sanki son kez yaşıyormuş gibi keyfini çıkarmamam lazımdı. Ben kollarımı iki yana açıp kahkahalar ile sahile koşarken Yekta arkamdan dikkatli olmam ile ilgili bir şey söylüyordu. Bir anlık arkama bakıp ona doğru döndüğümde onunda gülerek peşimden koştuğunu gördüm ona bakayım derken ayağıma bir takılınca geriye doğru tökezledim ama zaten bana neredeyse yaklaşmış olan Yekta hızla beni belimden kavradı. Yüzlerimiz birbirine yakınken çapkınca bana gülümsedi “Sana dikkatli olmanı söylemiştim sarı,” dedi nefes nefese, göğsüm hızla inip kalkarken anlık gelen bir cilveyle gülümsedim “Sen varsan dikkatli olmama gerek yok çünkü beni her zaman tutarsın.”
“Daima,” demesiyle yüzümdeki gülümseme büyüdü “Sarı, o güneşten bile parlak olan gülüşünü izlemek için her şeyimi ortaya koyarım ama şuan eğer biraz dikleşmezsek ikimizde yere kapak olabiliriz.”
“Ah! doğru,” derken bir adım geriledim. Yekta’nın elini belimden ayrılmasıyla boynumdan aşağı bir ürperdi geldi, dokunuşunu kaybolunca üşümüştüm ve gerçek bir kez daha karşıma çıktı. Bir hafta sonra onun sıcaklığı bir daha asla olmayacaktı.
Bunları düşünme Alin, Anı yaşa
İç sesim bu sefer haklıydı anı yaşamalıydım. Bu yüzden olduğum yerde durup ayakkabılarımı ve çoraplarımı çıkarıp kumu hissettim. Bu hissi hatırlamak çok iyi gelmişti. “En son ne zaman çıplak ayakla kumu hissettiğimi hatırlamıyorum. Annem asla izin vermezdi hatta elbiselerim kirlenir diye sahile gitmeme bile izin vermezdi.” söylediklerim ağzımda acı bir tat bırakmıştı. Denize biraz daha yaklaştığımda kumun üzerine çöküp ayakkabılarımı kenara bıraktım. Yekta’ya döndüğümde oda ayakkabılarını kenara bırakmış ve yanıma oturmuştu.
Gecenin kokusunu içime çekerken bakışlarım gökyüzünde parlayan yıldızlara kaydı “Küçüklükten beri en çok olmayı istediğim şey piyanislikti biliyor musun? Annem ve babam sürekli bunun sadece bir hobi olduğunu söyleyip dururlardı ben bunu kabul edip onların dediklerini hep yapardım.” acıyla gülümsedim “Böylece beni daha çok seveceklerini düşünürdüm o zaman piyanist olmama izin vereceklerini sanardım, yanılmıştım.” dizlerimi karnıma çekip kollarımı bacaklarıma sardım ve bakışlarım bu sefer uçsuz bucaksız denize daldı. “Yine annem ve babamla bu konuda kavga ettiğimiz bir gündü üniversitenin ilk yılıydı, artık dayanamayacak kadar bunalmıştım o evde kaldığım her saniye nefes alamaycak gibi hissediyordum,” ilk defa bunu dile getiyordum ve bu benim için kolay değildi. “Odamdaki bütün ilaçları bir anda yuttum ve yatağıma geçip sadece ölmeyi bekledim. O an bundan daha çok hiçbir şey istemiyordum. O ana dair hatırladığım tek şey annemin beni bulması ve gerçek olup olmadığını bile bilmediğim bir ses…”
“Daha çok yolumuz var hayallerini gerçekleştireceksin, şimdi vazgeçemezsin” gözlerim şokla yanımdaki adama döndü “Sen miydin? Ama nasıl?”
“Benide kurtaran sendin”
“Anlamıyorum” kafam allak bullak olmuştu
“Yakında anlarsın” dedi sadece daha sonra bakışları yeniden yıldızlara döndü “Sence oradalar mıdır? Ya da bizi görüyorlar mıdır ?”
“Bence görüyorlardır” derken başımı Yekta’nın omzuna yasladım
“Bana Anka Kuşu dövmesini sormuştum hatırlıyor musun?”
Kafasını sallamakla yetindi “Bunu hastaneden döndükten sonra yapmıştım. Bu dövme bana güç veriyor yani en azından ben öyle inanıyorum”
“Sen zaten çok güçlüsün”
“Güçlü olmak zorundayım”
“Benim yanımdayken, ben varken değilsin”
“Yekta” dedim kısık sesle artık bunu sormazsam patlayacaktım
“Hm” dedi o olduğunu onaylayan bir sesle, kafamı omuzundan kaldırıp ona baktım “O günkü kadın kimdi ?”
“Sadece motor yarışlarından bir arkadaş, yarışların bir kısmını o ayarlıyor. Hepsi bu önemli biri değil" diye açıkladı
“Peki” derken içten içe seviniyordum, keyifle başımı yeniden omzuna yasladım “Omzun aynı yastık gibi çok yumuşak” diye fısıldadım
“O zaman her zaman oraya yatabilirsin”
****
Bugün Yekta okuldaydı ne olursa olsun o hala öğrenciydi ve ben onu okulundan alıkoyamazdım. Bugün ne olursa olsun yine de herşeye rağmen piyano kursuna gidecektim. Çünkü bir kere kazanmıştım bu fırsatı kaybedemezdim.
Binanın önüne geldiğimizde Tunç’la karşılaştık beni görünce kocaman gülümsedi gerçi o genellikle hep gülümsüyordu çok neşeliydi. “Selam”
“Selam” dedi gülümsemesine karşılık vererek
“Seçmelerde hemen gittin kutlama bile yapamadık.”
“Önemli bir işim vardı” diye geçiştirdim onu
Kafasını sallayıp konuyu daha fazla üstelemedi, derse girdiğimizde kafam biraz dağınıktı ama buna rağmen yinede iyi iş çıkarmıştım. Bakışlarım piyanonun üstünden duran ellerime çevirdim bir daha çalma şansım olacak mıydı ?
Sürekli bu düşünceyle mi yaşayacaktım ?
“Hey” önümde duran sallanan eller beni kendime getirdi bakışlarımı piyanodan çekip yana çevirdim “Seni bekleyen biri var” dedi Tunç
“Kim?”
Omuz silkti tam o anda kapıdan içeri biri girdi ve arkasından bir adam girdi “Beyfendi öğrencilerden başka kimse giremez”
“Şu siktiğim okulundan sadece birini görmek istiyorum bunda anlaması zor olan ne ?” bu sesi tanıyordum.
Oturduğum yerden kalkıp “Yekta!” diye seslendim, anında başını yana çevirip kapı aralığında beni görünce içeri daldı, sinirli adımları hızla bana doğru geldi.
“O aptal telefonu açmayacaksan niye yanında bana söyler misin!” kelimler adeta bir alev gib çıkıyordu ağzından. Sinirlenmişti, hemde çok “Haber vermiyorsun, saatlerce seni aradım ve bulamadım teyzen burada olduğunu söyledi. Ne kadar korktuğumdan haberin var mı senin! Kafayı yiyecektim” ellerini saçlarına daldırdı
Benim için mi endişelenmişti ?
“Hey” dedim kolundan tutarak “Özür dilerim”
“Bir daha sakın beni böyle habersiz bırakma” dediğinde sesi daha yumuşaktı.
“Özür dilerim” dedim tekrardan
“Erkek arkadaşın mı ?” diye araya girdi Tunç
“Hayır!”
“Evet!”
İkimizde aynı anda söylemiştik “Anlamadım evet mi hayır mı”
“Arkadaşız” dedim Yekta’dan önce davranarak
Ama öyle olmalıydık
Öyle olacaktık
Yekta anında yanıma gelerek kolunu belime dolandı “Çok yakın arkadaşız” dedi çok yakını bastıra bastıra söylerken. “Ve sende?” derken bakışları sorgulayıcıydı
“Tunç,” dedi elini öne uzatarak “Alin ile aynı yerde ders görüyoruz”
Yekta sakince kafasını sallayıp başını bana çevirdi “Bir gün mutlaka bana da piyano çalmalısın. Belki bana da öğretirsen beraber çalabiliriz,”
“Eğer sende bana motor sürmeyi öğreteceksen neden olmasın,” sözlerimle beraber şaşırmış bir şekilde kaşlarını havaya kaldırdı. “Motor sürmeyi mi öğrenmek istiyorsun?”
“Hala motorlardan çok korkuyorum ama yine de evet öğrenmek istiyorum,”
“Şey bölüyorum ama artık buradan çıkmamız lazım" diye araya girdi Tunç
Onun sesiyle kendime gelip bakışlarımı Yekta’dan çektim ve dokunuşundan kaçtım “Benim çantamı almam gerekiyor çıkışta görüşürüz.” deyip hızla yanlarından ayrıldım ve kulisten eşyalarımı alıp binadan dışarı çıktım.
Yekta her zamanki gibi motora yaslanmış beni bekliyordu, yanına gidince direkt motorun arkasındaki kaskı alıp başıma geçirdi “Dikkatli ol saçımı daha yeni yaptım” diye mızmızlandım
“Merak etme sarı ben tekrardan yaparım” kendi kaskını da kafasına taktıktan sonra beni belimden kavradı ve motorun arka kısmına oturttu “Sen zayıflamışsın”
Anında bakışlarımı kaçırdım “Ne alakası var zayıflamadım bir kere,” diye itiraz ettim fakat zayıfladığımı biliyordum bu aralar iştahım hiç yoktu o yüzden doğru düzgün hiçbir şey yiyemiyordum.
“Anlaşıldı bundan sonra yemeğinide benim yedirmem gerekiyor” deyip önüme oturup motoru çalıştırdı
“Tamam belki bir kaç kilo vermiş olabilirim ama sadece hepsi bu”
“Tutun sarı seninle çok işimiz var”
------‐-----------
Selam ballarım umarım bölümü beğenmişsinizdir Instagram dan bana bölüm hakkındaki düşüncelerinizi yazabilirsin sizi çok seviyorum kocaman öpüyorum ❤️🩹
Ig/sesimiziduyuramadik
Tt/sesimiziduyuramadik
Wattpad/ sesimiziduyuramadik
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yorumlar

Diğer bölümler gibi buda harikaaaa
YanıtlaSilYeni bölüm en kısa zamanda gelsin lütfennn....