Nitelikli
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
V.5.PERDE
Son bir haftadır yaptığım tek şey boşluğa bakmaktı. Henüz bir milim bile yerimizden oynayamamıştık ve bu gittikçe canımı sıkmaya başlamıştı. Birde şu kabuslar vardı, asla peşimi bırakmayıp beni uykularımdan ediyorlardı. En tuhaf kısmı ise o anlar o kadar gerçekçiydi ki gözlerimi kan ter içinde açmasam gerçekten yaşadığıma inanacaktım.
Öksürüklerim göğsümü daraltmaya başladığında bu sefer ellerim göğsüme gitti. “Alo.” telefondan gelen ses beni kendime getirmeye yetti.
En azından birinin yanında güçsüz olsam?
Yatağın kenarına oturduktan sonra bakışları kızarmış boynuma değdiğinde dişlerini sıktığını gördüm. “Anlat.”
Telefonumdan sevdiğim şarkılardan birini açıp telefonu yanıma koyup. Onunla paylaşacak kelimelerim yoktu belki ama o bu şarkı sözlerinden anlasın istedim.
Gamzedeyim, deva bulmam
Garibim, hiç yuva kurmam
Gamzedeyim, deva bulmam
Garibim, hiç yuva kurmam
Kaderimdir hep çektiğim
İnlerim, hiç reha bulmam
Kaderimdir hep çektiğim
İnlerim, hiç reha bulmam
Ben asla yarası kapanmayacak olan bir kadındım. Benim bundan sonra çiçek açmam imkansızdı, benim toprağım kurumuştu. Benim toprağım susuz kalmıştı.
****
Bir uçurumun kenarındaydım, rüzgar saçlarımı savuruyordu. “Abi.” diye fısıldadım çaresizce “Bana bunu niye yaptın? Beni niye bu uçurumdan ittin?” bedenim boşluğa savruldu ardından suyun içindeydi. Suyun yüzeyine çıkmak için çırpındım lakin sanki biri beni aşağıya çekiyordu.
Çırpındım kurtulmaya çalıştım, gözlerim dolarken bir çift el beni omuzlarımdan tuttu ve yukarı çıkardı ciğerlerime nefes dolarken gözlerim anında açıldı. “Deren?” diyen sesini duydum ama gözlerim hala bulanıktı. Ağlıyor muydum?
Görüşüm netleştiğinde bakışlarım tepemdeki adama çevrildi “Sarp.” dedim şaşkınlıkla. Hızla yattığım yerden kalkarken ona döndüm “Buraya nasıl girdin?” diye sordum nefes nefese kalmış bir şekilde.
Sarp elime bir bardak verdiğinde hiç tereddüt etmeden suyu bir dikişte kana kana içtim. “Odanın yedek anahtarı vardı.” dedikten sonra elimdeki bardağı aldı “Hazırlan bir kaç saat sonra İspanya’ya uçacağız.
“Ne?”
“Burası artık güvenli değil bu yüzden bir süreliğine İspanya'daki aile evime gideceğiz.” kafam iyice karışmaya başlamıştı. Sarp ispanyol muydu ? Yok daha neler! “Herşeyi sonra anlatacağım ama şimdi vaktimiz yok.” dedikten sonra odadan çıktı.
Kısa bir duş alıp üzerime yüksek bel bir siyah kot ve beyaz askılı bir bustier geçirdim. En sonunda blazer çeketimide üzerime geçirip makyaj masasına oturdum. Yüzüm oldukça solgun görünüyordu, kendimi biraz toparlamam lazımdı. Koyu tonlarda günlük bir göz makyajı yapıp göz altlarımı ve boynumdaki izi kapattım. Aynen dediğim gibi boynum morarmıştı. Saçlarını tarayıp düşük bir topuz yaptım en sonunda ise kırmızı bir ruj sürüp oturduğum yerden kalktım.
Odadan çıkıp aşağı indim “Yanıma bir şeyler almam gerekiyor muydu? Çok ani oldu.”
“Önemli değil. Herşey ayarlandı.” dedikten sonra cebinden bir yüzük çıkarıp bana uzattı.
“Bu ne?”
“Yüzük.” dedi raha bir sesle
“Onu görebiliyorum.”
“Nişanlı olacağız.” dediğinde direkt “Hayatta olmaz.” diyerek itiraz ettim “Kesinlikle olmaz.”
“Gerçek değil herhalde Deren. Rol icabı sadece.” kesinlikle kafayı yemiş olmalıydı böyle bir şeyi asla kabul edemezdi.
“Hayır!” dedim net bir şekilde. “Böyle bir oyuna gerek yok.”
“Deren gittiğimiz yer benim ailem olacak. Ve seni öylece oraya götüremem anlıyor musun? Şüphelenirler. İkimizde zor durumda kalırız.”
“Sen birde ispanyol musun? İnanmıyorum. Bir kere ismin Sarp.” dediğimden konunun köşesinden dönmeye çalışıyordum.
“Kızım ben ne diyorum sen ne diyorsun! Deli etme beni.” dedi sabrının son demlerinde olduğunu belirterek “Sadece rol niye bu kadar abarttın. Yoksa bana çekilmekten mi korkuyorsun?” dediğinde tam olarak damarıma basmıştı. Bunu bilerek yapıyordu ama ben hiçbir zaman altta kalmazdım.
Birkaç adımda dibinde bittim elindeki yüzüğü alıp parmağıma taktım “Güleyim bari. Daha öncede söyledim yaşlı adamlar dikkatimi çekmiyor.” çenemi dikleştirdim. “Eğer gereksiz bir yakınlık gösterirsen hayalarının başı dertte olur.” diye uyardım.
Yarım bir şekilde gülümsedi “Merak etme küçük çocuklar ilgimi çekmiyor.”
****
İSPANYA 17.00
Uçaktan indiğimizde Sarp’ın kiraladığı araba bir yarım saat bir yolculuk yaptık. “Türkçeyi az çok biliyorlar fakat sen yinede gerekmedikçe onlarla konuşma.” yüz ifadesi düzdü
Ailesiyle konuşmak istemiyor muydu ?
“Bana hiç ailenin İspanya’da yaşadığını söylememiştin?”
“Söylemem için bir neden yoktu.” dediğinde böyle bir şey sorduğum için kendime sövdüm. Daha fazla ise bir şey söylemedim.
SARP ÇELİKER
Acı ve nefret bizi ayakta tutan şeylerdi. Şu an o soysuzların kapısına gittiğimi annem görse benden utanırdı. Onun canını alanların kapısına gittiğimi görse beni hiçbir zaman affetmezdi.
Can dostuma canını koruyacağıma söz verdim.
Onu korumam lazım anne.
Beni affet olur mu?
Evin önünde durduğumda bakışlarım yan tarafta oturan Deren’e kaydı. Parmağındaki yüzükle oyunuyordu, onun için anlamsız ama benim içimi yakan yüzüğe. Acaba oda bilseydi yine böyle bakar mıydı?
Asla bilmeyecek
“Gidelim.” dediğimde arabadan indim. Oda indiğinde tam yanında durdum ve elim ona uzattım. Önc tereddütle gözlerime sonra elime baktı “Zorunluluk.” dedi elimi tutarken.
“Zorunluluk.” diye onayladım bende. Elleri benim ellerimin arasında minicik kalmıştı. Yüzüne bakmaya devam ettim gözleri mavi ve yeşilin karışımıydı eşi benzeri yoktu. Yüzünde hafif hafif çilleri vardı ama güneşte daha da çoğalıyordu. Yüz hatları keskindi.
“Niye öyle bakıyorsun?” dedi hafifçe gülerek, bu bana samimice güldüğü nadir zamanlardan biriydi.
Ona cevap vermeden ilerledim ve kapıyı çaldım. Kapı anında açılırken babaannem şaşkın gözlerle bana bakıyordu “Matias.” yıllar sonra bu ismi duymak ağzımda acı bir tat bıraktı. “Babaanne. Yardıma ihtiyacım var.” dedim ispanyolca.
Bana cevap vermezken bakışları Deren’e kaydı “Bu kim?”
“Mi prometida. Nişanlım”
****
Sarp yada Matias mı demeliydim bilmiyordum. Onun hakkında gittikçe daha çok şaşırıyorum. O bize kapıyı açan babaanesiyle konuşurken ben salonda oturuyordum. İspanyolca biliyordum ama bunu onların bilmesine gerek yoktu.
Onlar?
Şu an karşımda iki tane ispanyol erkeği oturmuş bana sanki ilk defa kadın görmüş gibi bakıyordu. Yumruğu yüzlerine geçirmemek için kendimi zor tutuyordum.
“Hey!” dedim birden ikisinede “Bakışlarınızı benden çekin.” dediğimde ispanyolca konuşmaya başlamıştım. Aslında ispanyolca bildiğimi onlara göstermiyecektim ama karşımdaki adamlarım bakışlarını beğenmemiştim. Her an gözlerini oyabiirdim.
“Mateo, Alejandro. Şu pis bakışlarınızı Matias’ın nişanlısının üzerinden hemen çekmezseniz. Matias sizin gözlerinizi oyar.” diyerek içeri esmer, kumral kıvırcık saçlı badem gözlü bir kadın girdi. Tam karşımda durduğunda bende ayağı kalktım elini bana uzattı “Lucia.” dedi
Bende elini sıkarken “Deren.” dedim.
“Sen bu serserilerin kusuruna bakma. Hala akılları bazı şeylere çalışmıyor. Bu arada ben Matias’ın kuzeniyim.” elini geri çekerken kocaman gülümsedi. “Biraz yürüyelim mi?”
“Sarp’ın gelmesini bekleyeceğim.” dedim kalktığım yerde otururken. “Ona sürekli Matias mı diyeceksiniz?” diye sordum. Onun böyle bir hayatı olduğunu asla düşünmemiştim. Annesinin öldüğünü söylemişti. Peki babası neredeydi? Burası onunn ailesinin eviydi ama babası yoktu.
Sarp ve babaannesi olduğunu öğrendiğim kadın odadan çıktığında Lucia direkt Sarp’ın boynuna atladı “Matias seni özledim.” dediğinde istemsizce dişlerimi sıktım.
Sarp kıza sarılmadı aksine onu kendinden uzaklaştırdığında bakışlarında bir anlığına bana değdi. “Bana Matias deyip durmayın. Ben artık Matias Fernandez değilim. Hiçbir zaman olmadım. Ben Sarp Çeliker’im ” dediğinde sesi sertti.
“Sen soyunu unutmuş olabilirsin ama ben unutmadım.” dedi babaannesi. Oturduğum yerden kalktıktan sonra Sarp’ın yanında durdum. Babaannesinin bakışları beni süzerken ona bakmayı reddettim. Yanımdaki adama bakarken “Sarp.” dedim “Gidelim.”
“Sandığının aksine türkçe de biliyorum.” dediğinde dişlerimi sıktım. “O bir Fernandez. Siz ikiniz bir yalan inanmış olabilirsiniz ama şunu unutma ki soy her zaman babadan gelir.”
Sarp’ın yanından ayrılıp tam karşısında durdum, saçları artık beyazdı, ve yüzünde yaşlılığın verdiği bir yorgunluk vardı. Çenemi daha yukarı diktim “Yanılıyorsunuz. Soy birinden değil, kendinizden gelir. Soy kan bağıyla olmaz kalp bağıyla olur ama eğer birinden gelmesi gerekiyorsa oda annedir. Soy kadından gelir, çünkü tarih her zaman soysuz adamların soylu kadınların neslini tüketmek istediğini yazar fakat bunda asla başarılı olamazlar.”
“Gerçekten ailene saygısızlık yapan bir kadınımı koruyorsun? Bu kadar saygısız bir kadını mı yatağına alacaksın.” hayır bunu söylememiş olmalıydı. Bunu söylemedi Deren. Sen yanlış duydun. Hayır yaşlı birine saldırmak doğru değil.
Ağzımı açmıştım ki Sarp bir anda konuşmaya başladı “Ben Sarp Çeliker. Sen benim nişanlıma hakaret edemezsin! Bu evdeki kimse edemez ve evet parmağında benim yüzüğümü taşıyan kadını canım pahasına koruyorum, her zaman koruyacağım.” dediğinde bunların hepsinin bir rol olduğunu bilmek içimde bir şey oturmasına sebep oldu. Elini elimin içine alırken babaannesine iyice yaklaştı “Ayrıca Bianca Fernandez ben yatağıma değil k kalbime alacak birini istiyordum.” ellerimizi yukarı kaldırdım “Ona da sahibim artık.”
Eğer bunun bir rol olduğunu bilmeseydim bu sözlerinin gerçek olduğuna inanırdım. Hayır olması gereken buydu zaten, bu yüzüklerin bir anlamı yoktu. Hepsi rol icabıydı, ve daima öyle kalacaktı.
Öyle kalması gerekirdi.
Umarım bölümü sevmişsinizdir ballarım. Artık yavaş yavaş olaylara giriş yapmış bulunuyoruz. Bölümde tahmin edeceğim şekilde çok fazla soru işareti oluştu kafanızda, hepsini teker teker öğreneceğiz.
Yine haftaya bugün bölüm atmaya çalışacağım sizi çok seviyorum kocaman öpüyorum.
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yorumlar


Çok güzel bölümdü ama çok kısa bütün hafta bunu beklememe deydi ama bölümü 9 dk bitirdim açıkçası sadece 9 dklik bölüm için bı hafta beklemek benim için çok çor umarım yanlış anlamamışsindır seni ve kalemini seviyorum 🩷
YanıtlaSilHer hafta bölüm attığım için bölümü 3k Kelime civarlarında oluyordu ama bundan sonra daha uzun bölüm yazmaya çalışacağım. Asla yalnış anlamadım yorumun için teşekkür ederim 🫶🏻
SilNormalde iki bölüm atmıyormuydun
YanıtlaSilHayır balım her hafta bir bölüm atıyorum
Silaşşşşşıırııııı iyiydi ama 10 dk da bitirmek biraz üzdü açıkçası 1haftalık bekleyiş için
YanıtlaSilOyy yerim merak etme bundan sonra daha uzun olacak bölümler bu kadar çok istenilecegini hiç düşünmemiştim 🥹🫶🏻
SilGüzel bölümdü ve bence o yüzükler rol icabı değildi,ayrıcaa sarp'ın kuzenine luca'mıydı neydi bilmiyorum ona çok sinir oldum
YanıtlaSilBeğenmene çok sevindim balım🥹 ve yüzüklerinde bir anlamı bir geçmişi vardır elbet...
Sil